Jack London

Martin Eden

    Gürkan Şekercompartió una citael año pasado
    Onu etkileyen bunca şey arasındayken bile, bir hile uğruna bu güzelliğin feda edilişine içerlemişti.
    Voracious Readercompartió una citahace 3 años
    Bunu acı ve boğulma takip etti. Sersemlemiş bilincinden, bu acı ölüm değil, diye bir düşünce geçti. Ölüm acıtmazdı, acıyan hayattı; bu korkunç boğulma duygusu hayatın verdiği, hayata dair bir acıydı, hayatın ona indirebileceği son darbeydi.
    Voracious Readercompartió una citahace 3 años
    Kahvaltıdan sonra güvertedeki koltuğuna oturup bir türlü bitiremediği dergisini bitirmeye çalıştı. Sayfalar onu yordu. İnsanların nasıl bu kadar çok yazacak şey bulduklarını düşüne düşüne uykuya daldı, öğle yemeği çanı onu uyandırdığında sinirlendi, uyanık olmakta tat yoktu
    Voracious Readercompartió una citahace 3 años
    Yalnız kitaplarının yayınlanmasını beklerken böyle her şeye kayıtsız, bir trans halindeymişçesine boş, aptalca durmaması, bir şeyler yapması da lazımdı.
    Voracious Readercompartió una citahace 3 años
    Aralarında ufak tefek bazı mesafeler, şurada burada bir, iki yeni sima yine o eski halktı Martin’in kendini içinde bulduğu. Bir tane bile duvarcı yoktu aralarında, tıpkı eski günlerde, pazar pikniklerine gittikleri zamanlardaki gibi, pikniğe gitmek, dans etmek, dövüşmek, eğlenmek için gelmişlerdi. Martin, onlarla birlikte içmeye başladı ve yeniden insan olduğunu anladı.
    Voracious Readercompartió una citahace 3 años
    Onları bırakmakla ne aptallık etmişim diye düşündü; eğer yüksek katlardaki kişileri ve kitaplarla umursamayıp, onların arasında yaşamaya devam etseydi, payına düşen mutluluğun daha büyük olacağından emindi.
    Voracious Readercompartió una citahace 3 años
    Köle sınıfları soyut olarak düşündüğü zaman mesele yoktu. Fakat kuvvet tarafından ezilen bir köle söz konusu olduğunda ve bu köle ablası olduğunda… Bu paradoks karşısında vahşice sırıttı. Tam bir Nietzscheciydi o, hem de entelektüel kavramlarının, bizzat birlikte ilerledikleri o ilk seziş ve his tarafından sarsılmasına izin verecek kadar – kardeşine olan acıma duygusunun temelinde olan köle ahlakının ta kendisi tarafından! Oysa yüce insanlar acıma ve merhametin de üzerindeydi. Acıma ve merhamet duyguları köle barakalarında doğmuştu ve sefil kalabalıkların terinden ve ıstırabından fazlası değildi
    Voracious Readercompartió una citahace 3 años
    Martin’in hesabına, onların gözünde en yüksek davranış bir iş sahibi olmaktı. Onların ilk ve son sözleri buydu. Bütün fikirleri işte kabaca bu sözlüğe sığdırılabilirdi. Bir iş tut! Çalış! İş bul! Ablası konuşurken, Martin, zavallı budala köleler diye düşündü. Kölelerin kafasını kendi köleliklerinden başka bir şeyin yorduğu yoktu. Bir iş onlar için, önünde yere kapanıp tapınılacak altından bir puttu
    Voracious Readercompartió una citahace 3 años
    Martin başını salladı, ama hiçbir açıklamada bulunmadı. Nasıl açıklayabilirdi. Aile bireyleri ile arasındaki korkunç zihni uçurum Martin’i dehşete düşürmüştü. Bu uçurumu aşıp da onlara durumunu anlatmasına imkân yoktu. Ne kendi dilinde, ne de herhangi bir dilde, onlara davranışlarını anlatabilmesini sağlayacak sözcükler yoktu
    Voracious Readercompartió una citahace 3 años
    Duygulan ve heyecanlan, konuşma ya da yazılı birer söz olarak ifade etmek zor bir iş. Tanrısal bir iş bu
    Voracious Readercompartió una citahace 3 años
    pek çok insan olduğun anımsadı ve onların beyinlerinin yapabildiğini, kendi beyninin de başarabileceğine yemin etti.
    Voracious Readercompartió una citahace 3 años
    Kitaplar sanki dört bir yönden üzerine çullanarak onu eziyordu. İnsanın bilgi hazinesinin bu kadar kocaman bir yığın oluşturabileceğini daha önce hiç aklından geçirmemişti. Korkmuştu. Beyni bunların hepsinin üstesinden nasıl gelebilirdi ki? Derken, bu bilgilerin üstesinden gelmiş başka kişiler
    Zeynep Zorlucompartió una citahace 3 años
    Kendisini Tanrı’nın çılgın aşığı gibi hissetti; hiçbir şövalyelik rütbesi ona, bundan daha fazla gurur veremezdi.
    Zeynep Zorlucompartió una citahace 3 años
    Martin Eden aniden ruhsal bir gönül bulantısı hissetti.
    Zeynep Zorlucompartió una citahace 3 años
    Onu görme arzusu korkunç bir sıkıntıya dönüşmüştü.
    Zeynep Zorlucompartió una citahace 3 años
    Eniştesinin yaptığı konuşma biraz önce yaşadığı bütün güzellikleri alıp götürmüş, içinde bir öfkeyi ateşleyip kanını tutuşturmuştu.
    karadaghasancompartió una citahace 3 años
    Otlar görevini tamamladı, dedi. Yanık renkli otların beynine dolup, orada düşüncelerini özel olandan evrensel olana doğru hızla götüren tatlılığını kokladı. Var oluşlarındaki amaç gerçekleşmiş, diyerek otları sevgiyle okşadı. Geçen kışın kasvetli yağışları altında, ihtirasla hızlandı, ilkbaharın şiddetli soğuklarıyla savaştı, çiçek verdi, böceklerle arıları kendine çekerek tohumlarını etrafa yaydı, kendisini görevine ve dünyaya göre hazırladı.
    karadaghasancompartió una citahace 3 años
    Ben ölülerin mezarlarında kalmasını istiyorum. Niçin beni ve içimdeki güzellikleri ölüler yönetecekmiş? Güzellik canlı ve sonsuz bir şeydir. Dillerse gelip geçicidir. Ölülerden arta kalan tozdur diller.
    karadaghasancompartió una citahace 3 años
    Bilginin oluşumu içinde, histerik bir kadınla, sakin bir havada seyreden ya da fırtınaya baş vermiş bir yelkenli arasında herhangi bir bağlantı bulunabileceği fikri ona mutlaka saçma, imkânsız görünürdü. Ama Herbert Spencer ona bunun sadece saçma olmadığını göstermekle kalmamış, aynı zamanda böyle bir bağlantının bulunmasının imkânsız olduğunu da göstermişti. Ta ıssız boşluktaki en uzak yıldızlardan, insanın ayağının altındaki kum tanesinin on binlerce atomuna kadar her şeyin diğer her şeyle arasında bir bağlantı vardı. Bu yeni kavram Martin’de şaşkınlıkla karışık devamlı bir hayranlık yarattı ve Martin artık güneşin altındaki ve güneşin ötesindeki her şey arasındaki bağlantıyı devamlı olarak izler oldu. Birbirine en aykırı şeylerin bir listesini çıkardı ve bunların hepsi arasındaki bağlantıları kurmayı başarmadan içi rahat etmedi. Aşk, zelzeleler, ateş, çıngıraklı yılanlar, gök kuşakları, kıymetli taşlar, canavarlıklar, gurup, aslanların kükremesi, ışık veren gazlar, yamyamlık, güzellik, cinayet, âşıklar, kaldıraçlar ve tütün arasındaki bağlantıları kurdu. Böylelikle, evreni birleştirdi, onu eline alıp kaldırarak seyretti, ya da onun, patikaları, ormanları, caddeleri arasında, bilinmeyen bir amacın peşinde esrar ağlarına düşmüş korku içindeki bir gezgin gibi değil, çevresini gözleyerek, haritalara göre ilerleyip, bilinmesi gerekli olan her şeyle gittikçe yakınlık kurarak dolaştı. Bilgisi arttıkça, evrene, hayata ve hepsinin ortasında kendi hayatına olan hayranlığı bir amaç halini aldı.
    Sarp Keskincompartió una citahace 3 años
    Biliyorsunuz, bir filonun hızı, en ağır giden geminin hızı demektir
fb2epub
Arrastra y suelta tus archivos (no más de 5 por vez)